Sevimli Olmak ya da Olmamak

İçinizden geldiği gibi davranmak uğruna sevimli olmama hakkınızı kullanıyor musunuz?

Peki çocuklarınız bu hakkı kullansın diye onları destekliyor musunuz?

Bana sorarsanız içimden geldiği gibi davranmak konusunda genelde rahat bir insanım. Yani içimden gelmiyorsa ya da o an başkasına ‘sevimli’ davranmak kendime ihanet ediyormuşum gibi hissettiriyorsa istesem de sevimli davran(a)mam. Ayrıca açık ve sahici olmayı, sevimli ve sahte olmaya nazaran daha nazik buluyorum ve şükür ki bu tercihimi destekleyen bir sosyal çevrem var.

Aynı şekilde kızım Ela’dan belli bir davranış bekleniyorsa, ama o an Ela o şekilde davranmıyorsa da Ela’ya müdahale edilmesine göz yumamıyorum. Bu konuda çok daha sert ve netim. Bu sebeple çok çatışma yaşamışımdır, neyse ki bu çatışmalar git gide azaldı. Yani konu Ela ve onun belli bir kalıba girmesi söz konusu olunca sevimli olmamak ve sevimli olmak için zorlamamak çok daha kolay benim için.

İronik gelebilir kulağa ama bir yandan çoğu zaman çok da empati kurabilen bir insanım. Başkasının hissini çok çabuk kapıyorum; öyle ki resmen o hissin karşımdakinin bedeninden kendi bedenime nüfuz edişini hissediyorum. Ve böyle olmam özel bir durum falan değil, hepimizin beyninde biyolojik olarak empati kurmamıza yarayan nöronlarımız mevcut: Ayna Nöronlarımız.

Oğlum Ali’ye seslenip ağzımdan dilimi çıkardığımda işini gücünü bırakıp o da bana geri dilini çıkarıyor. (Bu arada Ali 13 aylık; Oregon Üniversitesi’nden araştırmacı Andrew Meltzoff bunu 6 saatlik bebeklerle de yaptığında bebekler onu taklit ediyorlar.) Nörobilimciler Ali’nin beni taklit edip dilini çıkarması gibi fiziksel bir hareketin de, başkalarına empati duyabilmemizin de sebebini ayna nöronlarımıza bağlıyorlar.

Nöral Wi-Fi diye de adlandırılan Ayna Nöronlar, karşımızdakinin hareketlerinin ve hatta duygusal durumunu ve niyetini ‘kapmamızın’, karşımızdakinin ‘içini hissetmemizin’ müsebbibi nöronlarımız.

Ayna Nöronlar nispeten çok yeni keşfedilmiş: 1990’larda Parma Üniversitesi’nde Nörobilimci Giacomo Rizzolatti ve arkadaşları bir makak maymununun beyni üzerinde araştırma yaparken maymunun beynindeki nöronların nasıl ateşlendiğini anlamak için beynine elektrodlar bağlarlar. Maymun mesela yer fıstığı yedikçe, belirli bir elektrod ateşlenir. Zaten olması beklenen de budur. Sürpriz bir şekilde ayna nöronların keşfedilmesine vesile olan olay ise hasbelkader nörologlardan birinin atıştırdığı yer fıstığını gören maymunun kendi yer fıstığı yiyormuşcasına kendi beynindeki aynı nöronunun ateşlenmesinin gözlemlenmesi. Bu sürpriz keşif arkasından ayna nöronlar üzerine başka çok araştırma yapılmış ve zihnin daha önceden açıklanamayan birçok hali – empati, taklit, senkronizasyon, hatta dil gelişimi – bu nöronlarla açıklanmaya başlanmış. Böylelikle ne kadar sosyal varlıklar olduğumuz nörobilimsel olarak bir de ayna nöronlar üzerinden teyit edilmiş.

Evet sosyal ilişkiye muhtaç varlıklarız ve empati harika bir şey. Ama bir de madalyonun diğer yüzü var: Empati duyarken kendimizi ve sınırlarımızı koruyabilmek. Empatinin sınırı var mı, ferdiyetçilik ve sosyal bağ ‘karşılıklı dışarlayan’ haller mi, yoksa aynı sinir sistemindeki aktivasyon ve deaktivasyon döngüsü gibi bir arada olmaları mümkün mü?

Sanırım en büyük insani ikilemlerden biri olarak bu iki hal – empati ve ferdi olmak -arasında salınıp gidiyoruz. Bazen bir travmanın etkisiyle sinir sistemimizin doğal döngüsünün bozulması gibi bu sosyal bağ – ferdiyetçilik döngüsü de eşiklerimizi aşmak yoluyla bozuluyor. Izdırap verecek kadar çok empatik, ya da ızdırap verecek kadar bireysel olabiliyoruz.

Ayna nöronlarımı seviyorum. Evet çok ‘sevimliler’; ama kendim olmamın biyolojik köklerini tanımlamadan rahat edemeyeceğim.

(Ve bütün sorularımın öz şefkate çıkıyor olmasına buradan göz kırpıyorum.)

No Comments Yet

Leave a Reply

Your email address will not be published.

Çocuklar ve ebeveynler için farkındalık eğitmeni. İleri seviye yoga ve meditasyon eğitmeni. Okan’ın eşi, Ela ve Ali’nin annesi.

 

                  

Bültene Üye Olun




Son Yayınlananlar

Çocuklar ve Anne-Babalar İçin Mindfulness Alıştırmaları

Çocuklarınızla beraber doğada vakit geçirin; mesela deniz/nehir kenarına ya da…

Sevimli Olmak ya da Olmamak

İçinizden geldiği gibi davranmak uğruna sevimli olmama hakkınızı kullanıyor musunuz?…

OYUN ve SOHBET

Geçenlerde bundan altı ay kadar önce Londra’ya taşınmış olan arkadaşlarımız…
X