Blessingway*

* Bu yazıyı Nisan 2013’te yazmışım. Blog’a koymak Şubat 2015’e kısmetmiş.

Eski Kızılderili geleneği.

Anlatacağım, Aslı’nınki. Aslı, ikinci kızını doğuracak.

Doğum yapmış bir kadın olarak ilk Blessingway’im. Kendiminkinden önce de Başak’ınkine gitmiştim. Başak, Tane’ye hamileyken. Topu topu üç Blessingway’e gitmişim, aslında. Çok da ahkam kesmemek lazım yani. Ama annelere bir öneri olarak anlatmak istedim.

– Garip bir şekilde önceki cümlede önce anne adayı yazdım, anne yerine. Benim bile dilime yerleşmiş anne adayı. Halbuki her kadın benim gözümde anne. Onu geç, rahminde döllenmiş bebeği olan anne, zaten anne. Adayı ne oluyorsa artık. –

Aslı, telefonumda Aslı Sağıroğlu diye kayıtlı(ydı – 2015 Şubat itibariyle Aslı Tür). [Ama herkes onu Aslı Tür diye biliyor. Aslında benim için de Aslı Tür. Bunca senedir tanıdığım, ve kocasının soyadını atfedebildiğim ilk Üsküdar Amerikan kadını, enteresan bir şekilde.]

Benim gittiğim bütün Blessingway’leri aynı zamanda arkadaşım ve doula’m Nur yönlendirdi. O yüzden belki biraz Nur tarzı bir Blessingway tarifleyeceğim.

Nur, bizi, yani Blessingway’e katılan kadınları, bir çember halinde yere diziyor, o anneyle özelimizi konuşmaya başlıyoruz.

Aslında Nur ağzını açar açmaz benim göz pınarları dolu dolu olup bir on saniyede de gözlerimden yanağıma süzülmeye başlıyor. O an ne konuştuğumuz hiç önemli değil bunun için.

Nasıl birşey anlamış değilim. Anlamıyorum ama müthiş birşey.

Doğdu doğacak bir can orada, annenin karnında.

Bizlerin o anneyle, belli ki, çok özel bir bağımız var, orada, annenin Blessingway’indeyiz. Aslı’nın, bize dokunduğu anlar hafızalarımızdan çekiliyor, ortaya dökülüyor. Hakikati, ona olan sevgimizi ifade ediyor. Ona ve karnındaki cana.

Aslı’yı yirmidört senedir tanıyorum. Yani yaşımın üçte ikisi sene kadar. Canım kızı Ada doğduğundan beri ayrı bir bağ oluştu aramızda. Annelik yolumda bana deniz feneri olmuş, olan bir kadın, anne.

Birçoğunun, kötü niyetle değil, severek gene, ‘delirdi iyice’ dediği hallerimde, Aslı orada, normal-anormal gibi gereksiz muhabbeti, beynimin analitik tarafını susturuyor, içgüdü diyor. Deniz fenerim işte. Masmavi gözleri var, benim için de işte masmavi bir deniz feneri. Bodrum mavisi, hem de. Görseniz, önce dış güzelliğine vurulursunuz Aslı’nın, Aslı’mın.

Şimdi ikinci kızını bekliyor. Heyecanı, endişesi, korkusu var. Blessingway, en yakınlarının, bunların hepsini, heyecan olsun, endişe ya da korku olsun, hepsini, hep beraber kutladığımız, kutsadığımız bir tören. Bu kutlama/kutsama, Aslı’yı doğuma ve Ada ve ikinci kızına anneliğe hazırlıyor, içindekileri ona hatırlatıyor, çünkü bugünlerde, hakikaten, biz kadınların, içimizdekileri hatırlamaya çok-çok-çok ihtiyacımız var.

Blessingway çemberi, aşk dolu bir çember. Hayata, o anneye, karnındaki cana, anneliğe, hamileliğe karşı büyük bir aşk. Doğal sırasında, anneye ve bebeğe aşkın kutlandığı bir çember. Bebek odaklı değil, anne odaklı bir tören.

Bir yandan, sadece annenin değil, Blessingway’in bütün katılımcılarının, küpünü doldurduğu, keşke her daim olsa da yumuşasak şöyle dedirten, kökleri sulayan, ruha şiir okuyan birşey Blessingway.

İlla bir formatta olmasına gerek yok.

İlla bir doula yönlendirmesine gerek yok.

Adımları, neler yapıldığı, çok da önemli değil. Bizim yaptıklarımız: Anneye, bebeğe önceden yazılan ve okunan mektuplar, annenin o canı beslediği karnını boyamak, ellerine, ayaklarına, sırtına masaj, anne için seçilerek getirilen taşlardan kolye yapmak, söylenen ninniler, anlatılan anılar, ve sonrasında yenen yemekler, mesela. Ama hepsi, her anne için bambaşka şeyler olabilir.

O anneyi, doğumuna uğurlamak için ne gerekiyorsa, Blessingway o. Anneye doğumun mucizesini, heyecanını, mutluluğunu, endişesini, korkusunu, samimiyetle yaşaması için bir gün hediye etmek. Doğuma kadar ve sonrasında da o bağı koruyabilmek. İçindeki kendinden ve sevdiklerinden filizlenenleri, ona hatırlatmak.

İçimizdekini hatırlamak.

Galiba, sadece doğumda ya da annelikte değil, herşeyde, asıl meselemiz de bu.

Fotoğraf: Aslı Tür. Benim Blessingway’imde canım arkadaşım, kardeşim Sidem Yavrucu Demircan.

Blessingway ile ilgili daha fazla okumak isteyenler için DOUM blog link’ini de ekliyorum: https://dogumahazirlik.wordpress.com/2013/06/12/annelige-gecis-torenlerinden-goruntuler/

No Comments Yet

Leave a Reply

Your email address will not be published.

Çocuklar ve ebeveynler için farkındalık eğitmeni. İleri seviye yoga ve meditasyon eğitmeni. Okan’ın eşi, Ela ve Ali’nin annesi.

 

                  

Bültene Üye Olun




Son Yayınlananlar

Çocuklar ve Anne-Babalar İçin Mindfulness Alıştırmaları

Çocuklarınızla beraber doğada vakit geçirin; mesela deniz/nehir kenarına ya da…

Sevimli Olmak ya da Olmamak

İçinizden geldiği gibi davranmak uğruna sevimli olmama hakkınızı kullanıyor musunuz?…

OYUN ve SOHBET

Geçenlerde bundan altı ay kadar önce Londra’ya taşınmış olan arkadaşlarımız…
X